Aranan kelime: İNGİLİZCE TÜRKÇE


Yüzbin'in üzerinde sözcük içeren sözlük ile kelime dağarcıgınızı geliştirin.
   KELİME   ANLAM
    insular    [ Sıfat ]
  adaya ait, adaya özgü.
  ayrılmış, ayrı.
  dar görüşlü.
    import duty   ithalat vergisi.
    some    [ Sıfat ]
  (belirsiz) bir miktar:
      He owns some apartment buildings. önun apartmanları var. Make us some coffee. Bize kahve yapsana.
  bazı, kimi:
      şome roses have no scent. Bazı güllerin kokusu yoktur.
  bir:
      Just think up some good excuse. ıyi bir bahane uydur. Let´s do it some other time. Bunu başka bir zaman yapalım. şome woman telephoned. Bir kadın telefon etti.
  epey, bir hayli, oldukça çok:
      The flowers lasted for some time. çiçekler epey zaman canlılığını korudu.
  Konuşma dili Ne biçim ...?:
      şome friend you are! Ne biçim arkadaşsın böyle?
  Konuşma dili hiç unutulmayacak bir (kimse/şey):
      That was some lecture! Hiç unutulmayacak bir konferanstı o.
  Konuşma dili harika, süper, olağanüstü. zam. (belirsiz) bir miktar; bazı:
      şome of those fabrics are very expensive. ö kumaşlardan bazıları çok pahalı. şhe wanted some apples, so I gave her some. Elma istedi; bu yüzden ona bir miktar verdim. There are some who won´t approve of this. Bunu onaylamayacak bazı kişiler var. şome of you will become generals. Bazılarınız general olacak. [ Zarf ]
  aşağı yukarı, kadar:
      There were thirty some people present. ötuz kadar kişi vardı.
  biraz:
      He´s feeling some better. Kendini biraz daha iyi hissediyor.